Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 11204 tanesi Türkçe, toplam 14020 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Adnan Oktar Anlatıyor /  Değerli Büyüklerimize Sahip Çıkılması, Destek Olunması Çok Önemlidir. Seyretme Ruhu Çok Yanlıştır.
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (275)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (225)
Belgeseller (288)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (407)
Makaleler (8284)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (911)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Duyurular (1)
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (264)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
Online Kuran-ı Kerim
harunyahya.org
divxvar.com
netcevap.org
Adnan Oktar Anlatıyor : Değerli Büyüklerimize Sahip Çıkılması, Destek Olunması Çok Önemlidir. Seyretme Ruhu Çok Yanlıştır. - TÜRKÇE
Şubat 2010


Sitenize Ekleyin :

Hepsini Seç
Sayın Adnan Oktar’ın 2 Şubat 2010 Tarihli Kocaeli TV Röportajından

ADNAN OKTAR: Allah en büyük tehlikeyi ortadan kaldırdı. Deccaliyet Darwinizm’i ortadan kaldırdı. Bundan sonra yollar açık, bundan sonra çok kolay ama tabii, ahlaki, vicdani yönün iyi gelişmesi çok önemli. Mesela Bediüzzaman Said Nursi zamanında, Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri zamanında, Esseyid Abdülhakim Arvasi zamanında bu değerli alimlere yeteri kadar destek verilmedi o zamanlar. Ali Haydar Efendi’ye de öyle. Yani halk genellikle ulemayı hep seyrettiler. Büyük bir bölümü bayağı bir kısmı yani onların böyle anlı-şanlı mücadelesini hadi bakalım siz devam edin -hani Peygamberimiz (s.a.v.)in döneminde de bu olaylar olmuştur fakat Hz. Musa (a.s) devrinde de olmuştur. Hz. Musa(a.s)’ya diyorlar ya; Şeytan’dan Allah’a sığınırım,” Sen ve Rabbin ikiniz gidin, birlikte savaşın diyorlar. Biz gelmeyeceğiz" diyorlar. Birçok yerde böyle yapılar olmuştur. Seyretme olayları... Mesela Bediüzzaman’a o devirde ciddi şekilde sahip çıkılmış olsaydı, çok büyük olay olurdu. Mesela Süleyman Efendi’ye yeteri kadar sahip çıkılmış olsaydı, çok büyük olay olurdu. Mesela Abdülhakim Arvasi Hazretlerine de sahip çıkılmadı o dönemde. Seyrettiler yani maşaAllah mübarek ne kadar güzel gayret ediyor diyorlar. Peki sizden bir gayret var mı? Yok. Hatta dergaha geliyor, Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin dergahına geliyor. ‘Efendim diyor benim çocuk diyor, okula gidecek diyor, para yok diyor okula gönderemiyorum bir himmet bulunsanız diyor.’ Kardeşim Allah’tan kork. O, mübarek insanın hedefi ne? Senin zorun ne? Değil mi? İşte çocuğunun evlenmesi, falancanın bilmem neyi, işte iş yerinin kapanmış olması, onu açtırmak için gidip müracaat ediyorlar. Böyle değerli insanları, böyle zorlu işlere sokmak yahut bu işlerle onları meşgul etmeye kalkmak. Aklın vicdanın alacağı şeyler değil. Yani her yönden destek olmaları gerekirken, mesela Bediüzzaman Hazretlerini çok zor durumda yaşattılar. O insana, o mübareğe insan var gücüyle gayret eder. Ben mesela evim olsa evimi satar verirdim. Ne yapar yapar kendi arabam ile götürürdüm. Mübarek kendi arabasına biniyor, kendi maaşı ile hatta talebelerine para veriyor. Talebelerinin bir tanesinde gördüm. Eski bir liralıklar vardı, gümüş bir liralıklar vardı, gümüş karışım hala saklıyor. Üstad vermiş o zamanlar ona, bizim çocukluğumuzda da vardı. O, bir liralıklar, gümüş gibi evet. Gibi derken gümüş de olabilir bilmiyorum, gümüş karışımdı Allah-u alem. Fakat seyretmişlerdir üstadı. Mesela Ankara’ya geliyor otelde kalıyor, kardeşim al götürsene evine, değil mi? Konak gibi evin var. Ee ne oldu götürmedin de Üstadı? Öldün gittin işte evin de yıkıldı gitti. Sonunda kazandın yani inşaAllah. Mesela Süleyman Efendi Hazretleri de, Kuran kursları açıyor gayret ediyor. Kardeşim ver bir evini, Allah rızası için hizmet etsinler. Dört tane, beş tane evin var mesela, ver bir tanesini hizmet etsinler. Laf söyletmemeleri lazım. Gazeteler, basın falan bir şey söylediğinde laf söyletme. Bediüzzaman ile ilgili gazetelerde haber çıktı. O zaman çıkıyor, adamlar satır satır okuyorlar. Vay anasını diyorlar, şu memleketin haline bak, neler oluyor. İnanıyor ona yani samimi olarak inanıyor. Yoksa o devirde Bediüzzaman’a candan bir muhabbet, destek olmuş olsa, böyle bir şey olur muydu? Kardeşim daha da net olanı Adnan Menderes rahmetli, aldılar götürdüler o mübareği. Adamcağıza akıl almaz zulüm; bebek davası, göbek davası, bilmem ne, ipsiz sapsız işte baktık şunu bulduk bunu bulduk. Halk da seyrediyor, yani büyük bir kitle seyretti. Kardeşim ne oluyorsunuz, devletin Başbakanına siz ne yapıyorsunuz denilse, değil mi? Bir dakika burası dağ başı mı denilse, olayın şekli bambaşka bir şekle girerdi. Herkes olmasa bile büyük bir kitle pıstı. Ta ki o mübarek asılıncaya kadar beklediler. Kardeşim rahatsızız dersiniz, yani hoşnut olmadığınızı vurgulayın değil mi? Ne alkışlarsınız adamları yani, neyini alkışlıyorsun? Şak şak, alkışlıyor al işte asıyor adam da seni. Değil mi? Devletin Başbakanı’nı asmak ne demek? Ne yapmış, gasp mı yapmış? Adam mı öldürmüş? Ne yapmış yani? O kadar suni iddialar ki kardeşim, yani mesela bayağı mazlum bir insandı. Gerçi Bediüzzaman’a o devirde sahip çıkmadı yani o yönden çok büyük bir hatası oldu, yanlışlığı oldu ama. Bu seyretme ruhu çok kötü bir şeydir, çok yanlış bir şeydir. Kardeşim elinde imkan var. Mesela benim elimde ne imkanım var? Mesela burada yayın imkanım var. Bediüzzaman olsa getirir konuştururum ben burada. Süleyman Efendi’yi getirir konuştururum. Esseyid Abdurhakim Arvasi, hem de başımızın üstünde taşırdık yani getirir konuştururum. Efendim kitapları da basalım derim. Feda olsun Allah rızası için. Niye seyredeyim? Mahkemesi olsa gider en önde otururum. Rahatsızlığımı hissettiririm. Dilekçe yazarım. Efendim derim; “ben bu mahkemede bu kişinin haklı olduğuna inanıyorum” derim. “Benim vatandaş olarak kanaatim bu” derim. Mesela Adnan Menderes’te de bütün herkes evinden mektup yazsa, “biz asılmasını istemiyoruz efendim’’ diye. Asamazlar inşaAllah. Bu kadar can tatlı olması normal bir şey değil. E baktılar millet tırsmış, bayağı bir kitle. Rahat rahat astılar. O diğer insanlar da çok değerli insanlardı asılanlar. O havf korku damarı çok kötü bir şey. Biz gitsinler olay çıkartsınlar demiyoruz ki, iki satır vatandaş olarak dilekçe. “Biz mahkemenin Adnan Menderes konusunda adaletli olacağına inanıyoruz’’ mesela. “Adaletinize güveniyoruz. Adnan Menderesi severiz biz” dersin, gönderirsin suç da yok bunda. Herkes gönderir. Gazeteler de öyle, en azından haber çıkarmasalar bile rahatsızlıklarını belli etmiş olurlar. Yani illa böyle açık aleni bir şeye de gerek yok. Adnan Menderes’in mesela güler yüzlü bir resmini koyarsın gazeteye, mesela “Adnan Bey Yargılanıyor” dersin. “Başbakan Adnan Bey Yargılanıyor”. Orada bir mesaj olur, rahatsız olduğunu vurgulayan. Yolu mu yok kardeşim? Bir avuç adamdan korkuyorlar. Mesela bu iddia edilen Ergenekon Örgütü, it-kopuk takımı, köpekler bütün insanları korkutmuşlardı zamanında. Demirel’i sindirdiler adeta. Geçenlerde anlattım ya, feci şekilde dövmüşlerdi. Mesut Yılmaz’ı feci şekilde dövdüler, tanınmayacak hale getirdiler. Hiç kimse sesini çıkartamadı. Ecevit’e havaalanında suikast yaptılar, hatırlıyorum. Özal’a kurşun sıktılar. Kardeşi de çıktı Korkut; “ben söyleyemem, söyleyemiyorum’’ dedi. Rahmetli o da söyleyemedi. “Biliyorum ama söyleyemem’’ dedi.

Kardeşim korku dağları bekler, ne alaka? Müslüman Türk evladının nasıl olacağını biz biliriz. İlla ki gitsin, kendi canını tehlikeye atsın demiyoruz. Nezaketiyle karşı duruş vardır. Bu çok önemlidir. Seyretmek çok büyük hatadır. Farz edelim, Demokrat Parti yayın organı var. Ben protesto için gider o gazeteyi alırım. Sırf protesto etmek için 20 tane alırım. 20 tane alır, dağıtırım. Var mı suçu? Yok. Destekliyorum… Böyle bir ruh gerekir, yani çaresizlik ruhu çok yanlıştır. Mutlaka bir yol vardır. Mutlaka bir usül vardır. Kimi de daha yiğit olur, daha cesur olur. O devirdeki tavır, güzel tavır koyanları tenzih ediyorum ama bozuktu. Birçok kişi de bozuktu. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” kafası çok anormal bir harekettir. Aklı başında bir insanın yapacağı bir şey değildir. Bozulmalara karşı çok atak ve kararlı olmak lazım...

Bu eser 93 kez incelendi.

Post To MySpace!
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Dünya Hayatına Karşılık Ahireti Satın Almak - Makale
Çile ve Zorluklar için Allah'tan Uzun Ömür İstemek Lazım. Çile ve Zorluklar, Allah'a Olan Aşkın İfadesidir. - Adnan Oktar Anlatıyor
Dünya Hayatının Gerçeği - Belgesel
Acı Olmazsa İmtihan da Olmaz. Tüm Peygamberler Bir Çok Zorlukla Karşılaşmıştır. - Adnan Oktar Anlatıyor
Ahir Zaman İle İlgili Yeni Bilgiler: Zorluklar Ve Baskılar Hz. Mehdi (a.s.) ve Talebelerini Yıldırmayacaktır - Makale
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN ADNAN OKTAR ANLATIYOR
Maya Takviminde Geçen 2012 Tarihi Hz. İsa'nın Nüzul Tarihi Olabilir
Cübbeli Ahmet Hoca'nın Kaset İddialarına Cevap - Cübbeli'ye Cevaplar 194
Hz. Mehdi (a.s) ile İlgili Yeni Hadisler
Adnan Oktar'ın Domuz Gribi ile İlgili Yorumları
Adamlık Dininde Genç Kız Psikolojisi
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.