Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 11204 tanesi Türkçe, toplam 14020 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Adnan Oktar Anlatıyor /  İnternette Dostluk Sofraları Kuralım. Ancak İnternet Diline Girmeyelim, Bu Dili Protesto Edelim.
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (275)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (225)
Belgeseller (288)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (407)
Makaleler (8284)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (911)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Duyurular (1)
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (264)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
Online Kuran-ı Kerim
online-arama.com
hayvanlaralemi.net
netcevap.org
Adnan Oktar Anlatıyor : İnternette Dostluk Sofraları Kuralım. Ancak İnternet Diline Girmeyelim, Bu Dili Protesto Edelim. - TÜRKÇE
Şubat 2010
İnternette Dostluk Sofraları Kuralım. Ancak İnternet Diline Girmeyelim, Bu Dili Protesto Edelim.


Sitenize Ekleyin :

Hepsini Seç
Sayın Adnan Oktar’ın 2 Şubat 2010 Tarihli Kocaeli TV Röportajından

ADNAN OKTAR:
Şimdi mesela internet Allah nasip etti. Bir kere internette muazzam bir sofra kurulabilir, dostluk sofrası. Türklüğe, Türk İslam Birliği’ne gönül vermiş, İslam ahlakına, Kuran’a gönül vermiş Allah âşıkları birbirini mutlaka bulsunlar internette. Geniş dostluk grupları oluştursunlar. Samimi arkadaşça… Ama internet diline girmeyelim, internet dilini protesto edelim. Mesela; “inşaAllah’’ diyecek, “inş.’’ Yahu “inşaAllah” desene. Allah’ı ansana güzelce, yaz. Elin mi kopar. Niye “inş’’ yani?

OKTAR BABUNA: ‘’Selam’’ diyecek; ‘’slm’’.

ADNAN OKTAR: Kardeşim ‘’selam’’desene. Bu kelime bir duyulsun ya. Bir okunsun, kalbe ferahlık versin. O harf yazsın. Onun her harfine bir sevap alırsın sen. Ne üşeniyorsun? Uzun, uzun boş şeyleri iki saat yazan adamlar bunu yazamıyorlar. Bir kere bu internet diline Türk İslam aleminde bir protesto tavrı koyması lazım. Biz güzel Türkçemizi cayır cayır orada kullanacağız. İnternet dili kullanmayacağız. Bir de o işaretler var ya böyle korkma işareti mi? Ürkme işareti mi? Baktım, bana gösterdiler listesini, her şeyin bir işareti var kardeşim. İki nokta sağa, bilmem ne imiş, iki nokta sola bilmem ne, üç nokta çapraz bilmem ne… Bunlar nedir, Mors alfabesi gibi böyle? Mısır yazıları gibi, bir de bu çıktı. Bunlara tenezzül etmesinler. Şaşırdıysa “şaşırdım’’ desin, Türkçe yazsın. Yani hoşuna gittiyse “hoşuma gitti’’ desin, yazsın. Anlamadıysa “anlamadım’’ diye yazsın. Ama bu kısaltmalar, anormal işaretler, garip konuşmalar… Hadi bir de onun üzerine, psikopat üslubu da var. Onları da gördüm. Deli gibi böyle, ne olduğu anlaşılamayan, kendini gizemli göstermeye çalışan cins üslup. Kardeşim bunlar ruhu karartır. Sevgi dolu adam gibi konuşsanıza değil mi? Hoş şeyler konuşsanıza, çirkin sözlere ne gerek. Tedirgin edecek sözlere ne gerek. Değil mi? Ruhu karartacak sözlere ne gerek. İç açıcı, güzel sevgi sözcükleri kullan. Muhabbet sözcükleri kullan. Dostluk ifadeleri kullan. Bizim Türkçemiz çok zengin, inşaAllah. Onun için, internette o ruh, beyinleri pişirir. Ona da yanaşılmaması lazım. Sevgi ruhuna ağırlık verilmesi lazım. Sevgi ruhunda da o üslup olmaz. Dil önemlidir. Mesela; bir insan ruhundaki güzel düşünceleri, eğer internet dilinde anlatmaya kalkarsa o boğulur. İnternet dili apayrı bir âlem. Türk İslam düşüncesi ile o beraber gitmez. Bir de buna özenmek, bizim milletimize de yakışmaz. Onlar bize özensin kardeşim. Ne zevki ne anlamı var bunun? “İnşaAllah”ı dolu dolu yazmak varken, ben niye öyle yazayım? Değil mi?

OKTAR BABUNA: Dediğiniz gibi saatlerce yazan onu niye kısaltıyor?

ADNAN OKTAR: Kardeşim sabaha kadar yazdığına göre, hatta günlerce yanından ayrılmadığına göre, kısaltmaya ne gerek var? Güzel, hikmetli, dolu dolu, iç açıcı, candan konuşmalar olması lazım. Bir kere bizim burada tavrımız koymamız lazım, bu bir. İkincisi internet bahçeleri, internet sofraları kurulması lazım... Madem Cenab-ı Allah komşuya çat kapı girme imkânı vermiş, değil mi, ziline basıyorsun, ‘’Buyurun’’diyor. ‘’Selamun aleyküm, ben falancayım’’ diyorsun. ‘’Buyurun evimize girin’’ diyor. Kitaplarını görebiliyorsun, evini görebiliyorsun değil mi? Yemeğini görebiliyorsun, hepsini görebilme imkânın var. Muhatap oluyorsun. Ne güzel. Ama tabii bunun çok disiplinli ve dolu dolu olması lazım. Farz edelim güzel bir kitap, mesela Kuran’dan 10 tane ayet. 10 arkadaşına onu hediye etsin, göndersin. Açıklasın, şevkini anlatsın. Onlara akşamsa, içlerini açacak mesajlar göndersin. Onların hoşuna gidecek. Değil mi? Güzel resimler göndersin. Güzel konuşmalar göndersin iç açıcı. Mesela; adam diyor ki; “ben sana güzel bir yazı göndereceğim’’diyor. “İnş’’ diye cevap veriyor. Kardeşim bu adama sen ne yapmış oluyorsun karşıdakine? “İnşaAllah, Allah’a hamd olsun’’ desen karşındakine, yaz. Sevgi, dostluk için bunun kullanılması lazım. Türk İslam Birliği konusu, Türk İslam Birliği oluştuktan sonra hızla devam ettirilmesi gereken konudur. Zannediyorlar ki şimdi “evi kuruncaya’’ kadar. Ev kurduktan sonra bıraktın mı, ev çöker bırakırsan. Yani Türk İslam Birliği nazlı gül gibidir. Öyle bırakmaya gelmez. Her gün suyunu vereceksin. Her gün güneşe çıkaracaksın, toprağını çapalayacaksın, ona güzel hitap edeceksin, güzel konuşacaksın. O gül öyle gelişir canlı kalır. Bırakırsan ölür o, olmaz. Türk İslam Birliği’ni savunanlar-koruyanlar, gül bahçesinde gül yetiştirir gibi itinayla yetiştirecekler, her gün bakımını yapacaklar. İnternette, televizyon imkanları olan, mesela televizyon imkanlarını sonuna kadar kullansın. Televizyonları var mesela boş işlerle vakit geçiriyorlar. İşte Selim amca seninle memlekette nasıl beraber kuş avlardık anlat bakalım. İki saat işte ördek avını anlatıyor, kardeşim ördek avının muhabbeti yapılacak vakit mi? Türk İslam Birliği’nin gırtlağına küfür pençesini dayamış, her gün 100, 150, 200 insan şehit ediliyor. Birçok yer işgal altında, şimdi ördek avı muhabbetinin sırası mı? Televizyon imkanları olanların da en iyi şekilde bu imkanı kullanması lazım. Allah Ahiret’te sorar. Televizyon bir imkandır, radyo bir imkandır, efendim gazete bir imkandır. Tabii ben kendi inancımda olanları kastediyorum, inşaAllah. Bu imkanlarını sonuna kadar kullanması gerekiyor. Mesela olumsuz bir konuşmanın hiç yapılmaması lazım. Şimdi insanın ruhu şöyledir, mesela yüz tane iyi konuşursun, bir tane kötüyle bir insanı çökertebilirsin. Mesela akşama kadar iltifat eder gönlünü alırsın ama bir tane kötü söz onu çökertir. Değil mi. Bakın kötü sözle iyi söz arasında çok büyük fark vardır. Yüz tane iyi söz, bir tane kötü sözü kurtaramıyor. Bir kötü söz yüz taneyi çökertir, iyiyi çökertir yani. Onun için Müslüman konuşurken hep olumlu, hep müsbet. Mesela ben bugün yorgunum; bu denmez. Yorgunum deyince adama da öğretmiş olursun, “sen de yorgunum de” anlamına gelir bu. Ona bir üslup, ahlak öğretmiş olursun. Git elini yüzünü yıka, ne gereği var yani, yorgunum demenin ne gereği var? Adam diyor ki mesela konuşalım diyor, ben yatacağım çok özür dilerim dersin, yarına yetiştirmem gereken bir işim var dersin, yorgunum sözüne gerek yok. Ben korktum, ben işte şaşırdım, ben üzgünüm, ben işte ümitsizim, bunlar anormal sözler. Bunu Müslüman kullanmayacak, Kuran’da yasaklanmıştır. Üzülmek haramdır. Korkmak haramdır. Ümitsizlik haramdır. Yani bunlar normal bir insanın konuşması gibi konuşulmaz. Hatta insan hastalıklarından sadece doktora bahseder. “Selamün aleyküm, yine romatizmalarım tuttu”. Adam doktor değil ki kardeşim ne yapsın romatizmana senin? Yani ne alaka? Adam çözüm getirecekse söyle, çözüm getirmeyeceğine göre niye söylersin?

ALTUĞ BERKER: Hocam, Cenab-ı Allah Kuran’da çok güzel bir benzetmeyle bir ayet-i kerime’de mealen şöyle buyuruyor, “güzel bir söz kökleri sağlam, dalları göğe uzanmış bir ağaca benzer, her zaman meyvesini verir” diyor Hocam inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii her zaman meyvesini verir, insanın içini açar. Onun için Müslümanların daima ümitvar olacakları şekilde, böyle neşelerini arttıracak şekilde, şevklerini arttıracak şekilde konuşmak lazım. Normalde insanlar ancak bağlantı kurabiliyorlar. Negatifi devreyi soktuk mu, onu yeniden ayağa kaldırmak çok zordur. Mutlaka olumlu konuşulması lazım. İnsan zayıf yaratılmıştır ayet var. Böyle olumsuz bir ifadeyi karşıdaki insanın düzeltmesi çok zordur. Mesela diyor ki ben, hiç şevkim yok diyor. Olur mu öyle şey, onu dedin mi kendini de batırırsın, karşıdakini de batırırsın. “Ben çok şevkliyim, kararlıyım, azimliyim” diyecek. Türk İslam Birliği böyle oluşur inşaAllah. Herkes radyosunu, televizyonunu, gazetesini, hatta defteri varsa kendi yazdığı yazı defterini, onu bile olumlu kullanacak. Arkadaşları göster diyor ya bazen not alıyor falan, yazdığı mektubu. Şimdi herkesin bilgisayarı var aşağı yukarı, herkesin bilgisayarı ne demektir biliyor musun? Adamın bir kere bir gazetesi var, benim gazetem yok diyemez interneti olan, bilgisayarı olan. Televizyonum yok da diyemez, adam yayın yapabiliyor oradan, televizyonu da var. Kitabım defterim yok diyemez, istediği yerden kitap indirebiliyor, kütüphanem yok diyemez, her kütüphaneye girip indirebiliyor. Şimdi bakın bütün kütüphaneleri İslam için kullanabilecek durumda, televizyonu da kullanacak durumda. Radyom yok diyemez, en alasından radyodur internet, her yere yayın yapabiliyor adam. Bunları en mükemmel şekliyle kullanacak. İnşaAllah. Olumsuz kelimeden şiddetle kaçınacak. Adam yamuk olduğunu söylüyor, hadi düzelt. Kardeşim yamuğu düzeltmek kolay mı? Yani düzle muhatap ancak insanın gücünün yeteceği bir şeydir, yamuğu düzeltmek olmaz. Olur da çok zor olur. İnsan düzle ancak yaşayacak gibi yaratılmıştır. Yamuğa uyum gösterecek gibi bir durumu yok insanın, çok zordur. Yamuğu önce düzeltecek, düz hale getirecek ondan sonra bağlantı kuracak. Adamın kafası yerde, önce yavaş yavaş belinden tutup havaya kaldıracaksın, adamın yüzünü tam yüzüne getireceksin ondan sonra konuşmaya başlayacaksın. Kafa yerde gezilmez, yüz yüze geleceksin.

Bu eser 608 kez incelendi.

Post To MySpace!
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Kuran'dan Güzel Ahlak Örnekleri: Ümitsizliğe ve Şeytanın Olumsuz Telkinlerine Fırsat Vermemek - Makale
Müslümanca Konuşmak - Kitap
Kuran'da ve Hadislerde Haber Verilen Dabet-ül Arz Bilgisayar ve İnternet Teknolojisine İşaret Etmektedir (Doğrusunu Allah Bilir) - Makale
Hz. Mehdi (a.s.)'ın Kılıncı: Bilgisayar ve İnternet - Adnan Oktar Anlatıyor
Bilgisayar Ve İnternetin Allah'ın Emrettiği Güzel Ahlakın Yayılmasındaki Rolü Ve Adamlık Dinindeki 'Bilgisayarcı' Karakterinin Dinden Uzak Bir Kültüre Ait Karanlık Yönleri - Makale
turkislambirligi.com - Web Sitesi
Hz. Mehdi (a.s.) Canlı İnternet, Televizyon Ve Radyo Ve Telefon Bağlantıları İle İnsanlarla Konuşur - Yeni Bilgiler
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN ADNAN OKTAR ANLATIYOR
Maya Takviminde Geçen 2012 Tarihi Hz. İsa'nın Nüzul Tarihi Olabilir
Cübbeli Ahmet Hoca'nın Kaset İddialarına Cevap - Cübbeli'ye Cevaplar 194
Hz. Mehdi (a.s) ile İlgili Yeni Hadisler
Adnan Oktar'ın Domuz Gribi ile İlgili Yorumları
Adamlık Dininde Genç Kız Psikolojisi
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.